AB2000 - Açış Konuşması
Mustafa Akgül akgul@bilkent.edu.tr

Bu konferansın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, özellikle ev sahibi Süleyman Demirel Üniversitesi yöneticilerine, Rektör Prof. Dr. M. Lütfi Çakmakçı, ve Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Pehlivan'a, yerel komite üyelerine, destekçi firmalara, bildiri sunan, eğitim semineri veren, panel/çalısma grubu yöneten herkese, yürütme kurulu üyelerine teşekkür ederim.

Bu konferansta toplam 26 oturumda, 48 bildiri, 5 panel/çalışma grubu ve 11 eğitim semineri vardır.

Akademik Bilişim konferansları İnet-tr konferanslarının bir türevi olarak ortaya çiktı. Fikir bir kaç yıldır nüve olarak vardı, Bilişim'97 de "Türkiye nasil Bilişiyor" ve "Akademik Bilişim" bildirleriyle temelleri atıldı ve inet-tr 98 de olgunlaştı hayata geçecek ortamı bulabildi.

Bu konferans dizisinin amacı üniversitelerde bilişim, bilgisayar, bilgi hizmeti, bilgi teknolojisi, enformatik adlarıyla belirlenen konularda çalışanları biraraya getirip, bilgi ve tecrübe paylaşımı, sorunlara cözüm arama ve ortak akıl üretmeyi amaçlamaktadır. Üniversitelerin bilgisayar ağlari yönetim bilişim sistemleri, kütüphane bilgi sistemleri, her kademe bilişim eğitimi, yazılım üretimi, bilgi teknolojileri ve hesaplamanın eğitim ve araştırmada kullanımı bu konferansın kapsama alanındadır. Enformatik bölümleri, bilgisayar bölümleri, bilgiişlem merkezleri ve kütüphane çalışanları bu konferansın doğal katılımcısıdır. Bu konularda özgün bildirilere kapalı olmamakla birlikte, ana ağırlık kısa ve orta vadeli sorunların çözümüne yönelik ortak akıl oluşturmak, politikalar üretmek ve tecrübe paylaşımıdır.

Bu konferans dizisinin bir özelliği ise büyük şehirlerın dışında Anadolu Üniversitelerine taşınmasıdır. Bunu yapmaktakı amaçlarımızdan biri de bölgedeki üniversitelere bir çeşit danışmanlık vermek ve acil sorunların çözümüne yerinde katkıda bulunmaktır. Bunu İnternet haftası kapsamında ancak birkaç üniversitede yapabildik.

İnternet hayatımıza bir fırtına gibi girdi: yaşamın tüm boyutlarını değiştirmeye başladı. Ülkemizde bu fırtınayı Meltem gibi algılayanlar var olsa da, fırtına sonuçlarıyla tartışmasız etkilerini gösterecek. Bu toplantıyı bu fırtınaya hazırlık yönünde çabaların bir parçası olarak algılamak mümkün.

Üniversitelerimizde bu konuda olumlu bir kıpırdanma söz konusu. Ulaknet olumlu bir gelişme, altyapısını oldukça iyi çalıştırabiliyoruz, ama doğal olarak gidecek çok daha uzun yolumuz var.

Bir fermanla da olsa enformatik bölümlerinin kurulması olumlu idi. Üniversiteler yavaş yavaş kampus ağlarını oluşturmaya bu ağları çalıştırmaya, üzerlerinde servis verme yolunda ilerliyorlar. Ama her üniversite ögrencisine bilgisayar kültürü vermek, onu derslerde etkin ve anlamlı kullanma yolunda işin çok başında.. Web temelli eğitim oturumları bu yöndeki olumlu cabaların bir yansıması olarak algılanmalıdır .

Üniversiteler icin henüz bir ulusal plan olmadığının altını çizmek gerekir. Bu kampus ağlarının kurulması, gerekli öğretim üyesinin yetiştirilmesi, öğrencilere verilecek bilişim kültürü, öğrenci ve öğretim üyelerine sağlanacak minimum olanaklar konusunda hedefimiz bile yok. Örnegin her on öğrenciye bir bilgisayar, her öğrenciye labaratuvar erişim olanağı ve e-posta adresi, her öğretim üyesinin masasına bir bilgisayar koyma gibi hedefleri birkaç yıl içerisinde gerçekleştirmek gerekir. Üniversite öncesi eğitimde ise alternatif modelleri hedefleyen pilot projelerimiz bile yok. Türkiye henüz bu konuda öğrenme sürecine bile giremedi. Internete kurumsal olarak bağli 100 tane okulumuz bile yok.

Altı çizilmesi gereken önemli bir nokta ise bu konuda oluşmakta olan insan gücü açıgını karşılayacak eğitimdir. Bu açığin temel nedenlerinden birisi bu konuda yetişmiş uzman öğretim üyesinin olmamasıdır. Genelde öğgretim üyesi olmak icin yetenekli gençleri çekemiyoruz, personel politikaları gözden geçirilmek zorunda. Bu konuda onemli iki süreçten birincisi üniversitelerin yeniden yapılanması, diğeri ise yeniden eğitimdir. Üniversitelerde programlar yeniden gözden geçirilmeli, talep olmayan bölümlerin kontenjanlarını azaltıp, genis bir yelpazede bilgi teknolojilerine yönlendirilmelidir. Bu konuda gerekirse ögretim üyeleri yeniden eğitilmelidir. Piyasada issiz dolaşan lise ve üniversite mezununu bilgi teknolojilerinde eğitmeliyiz. Eğer bugun 70,000 okulu internete bağlayıp, 500,000 kobiyi elektronik iş ortamına taşıyacaksak bundan başka çözüm yoktur. Türkiyenin her düzeyde - teknisyenden doktoralı araştırmacıya kadar - insan gücü açığı vardır ve bunu kapatmak zorundayız..

Bu konferans dizisinin bir parcası eğitim seminerleridir. Eğitim seminerleri ise Linux etrafında gercekleşmektedir. Linux açık kaynak kodlu parasız dağıtılan hızla gelişen, insanlığın ortak ürünüdür. Linux okullar, kamu ve kobiler için ucuz, güvenilir ve sağlam bir alternatiftir. Açık kaynak kodu işletim sisteminin ve üzerinde çalısan uygulama yazılımlarının ihtiyaçlara göre uyarlanma olanağı sağlamaktadır. Bu ise her düzeydeki okul için çok önemlidir. Örneğin bugun Fransa, Meksika, Ispanya, Cin ve Kore de bu olanak sonuna kadar kullanılmaktadır. Linux ve açık kaynak kodu felsefesinin Türkiye için bir diğer önemi ise proğramcı yetiştirmede sunduğu olanaklardır. Meraklı gençlere çok ucuza tüm işletim sistemi ve uygulama geliştirme araçları zengin bir deney ortamı sağlamaktadır.

Hepinize tekrar tesekkür eder, Konferansın başarılı geçmesini dilerim.