| Başlık | Bilgisayar Destekli Tam Öğrenme Uygulaması |
| Yazar(lar) |
Yazar 1 Name: Şemseddin Koçak Org: Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Country: TR E-mail: kocaks_AT_cu.edu.tr Yazar 2 Name: Metin Kapıdere Org: İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Bölümü Country: TR E-mail: metin.kapidere_AT_inonu.edu.tr |
| Diğer Yazar(lar) | 05054197799 |
| Anahtar Kelimeler | Bilgisayar Destekli Öğrenme, Tam Öğrenme, Eğitim Modeli |
| Özet | Genelde eğitimin başarısı sınavlarda alınan notlarla tespit edilmektedir. Mayıs 2016 yapılan Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS)’ ye iki milyondan fazla kişi girmiştir. Sınavda değişik derslerden sorulan 160 sorunun ortalama 42,43 tanesini doğru yapmışlardır. Yüzde olarak bakıldığında % 26,51’ine doğru cevap verebilmişlerdir. Soruların tamamını doğru yapan çıkmazken, 33 bin aday sıfır çekmiştir. Bu sonuçlara göre, Türk Eğitim Sisteminin tartışılacak birçok noktası olduğu söylenebilir. Aynı durum Yüksek Öğretimde de söz konusudur. Öğretmen yetiştirilen fakülteleri bitiren öğretmen adayları önceden sınavsız öğretmen olurken, günümüzde elinde diploması ile (Kamu Personeli Seçme Sınavı) KPSS’lere girip, istenilen puanı alarak atanmasını beklenmektedir. Bunun için de öğrenci başarısını artıracak Eğitim Modelleri belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Eğitim için harcanan emek, zaman, para gibi yatırımları, üretime dönüştürmek için uygulanacak modellerden biri de Tam Öğrenme Modeli olacaktır. Tam Öğrenme Modeli ile öğrenciye istendik davranışlar, davranış bilimlerinin verilerine göre kazandırılmaya çalışılır. Diğer bir deyimle, öğretme-öğrenme sürecinin etkili olarak uygulanması ve denetlenmesi gerekir. Bunun için öğrencinin kazanması gereken davranışlardaki yetersizliklerin çoğalmadan, her ünitenin sonunda belirlenmesi ve eksiklerin giderilmesi için ek öğrenme zaman ve imkânlarının verilmesi gerekir. Carroll’ un öğrenme modeline göre, “Her öğrenciye ihtiyaç duyduğu ek zaman ve öğrenme olanakları sağlandığında, belirlenen öğrenme düzeyine ulaşılabilir.” Carroll’un okulda öğrenme modelindeki öğelerin üçü “giriş”, ikisi de “öğretme sürecine” ilişkindir. Giriş davranışlarından ilki olan “yetenek”, öğretim birimini öğrenmek için gereken zaman miktarı; ikincisi, öğretimden yararlanma yeteneğidir. Üçüncü öğe olan “sebat”, etkin olarak öğrenmede geçen zaman miktarıdır. Öğrenme işlemlerine ait “fırsat” öğesi, öğrenme için verilen zaman olarak tanımlanmaktadır. Modelin son öğesi, “öğretimin niteliği” olarak verilmiştir. Bu modelin temelinde “hızlı öğrenen” ve “hızlı öğrenemeyen” öğrenciler vardır, görüşü yatar. Carroll’ un kavramsal modelinden yararlanarak Bloom’ ın geliştirdiği Tam Öğrenme Modeline göre; “Hemen hemen tüm öğrenciler, okulların, öğretme amacını güttüğü tüm yeni davranışları öğretebileceği” esasına dayanır. Ülkemiz yükseköğretim sisteminde, öğretim elemanı dersini hazırladığı ders notlarından yararlanarak veya ezberden anlatır. Usulen de olsa, işlenen dersin öğretim planı istenmez. Dolaysıyla, işlenen bir ünitenin Ünite Planına göre hazırlanıp, işlendiğine bakılmaz. Ünite planının, bir dersin işleyiş basamaklarına göre işlendiği var sayılır ve bu durum ara sınavına, ara sınavından sonra da yarıyıl sonu sınavına kadar devam eder. İlk hatalı uygulama burada başlar. Çünkü öncelikle öğrencilerinin, o ders için gerekli ön öğrenmeleri, hazır bulunuşluk durumu kontrol edilmemiştir. Bundan sonra da, bir dersin, ders işleme basamaklarına göre işlenip işlenmediği belirsizdir. Bu uygulama ile her bir ünitede kazandırılması istenen davranışların ne derece kazandırıldığı konusunda bir şeyler söylemek de mümkün değildir. Öğrenciler de ilk dersten, ara sınavı akşamına kadar sadece dersleri izlerler, sınav haftası büyük bir telaşla ders notlarını temin ederler. Dolaysıyla, ünitelerin hedeflerini, her bir ünitenin hedefini ne derece kazandıkları konusunda herhangi bir bilgiye sahip değillerdir. Ara sınav yapılıp, ara sınav notları açıklandığında, ilk sonuçlar elde edilir. Bu sonuçlar, birçok derste hiç beklenilmeyen sonuçlardır ve ortalama % 20-30 civarındadır. Eğitim diliyle söyleyecek olursak, hedefler % 20-30 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum, büyük olasılıkla yarıyıl sonu sınavlarda da devam edecek ve ortalama 20-30 puan alan öğrenciler, “normal dağılım eğrisine” göre değerlendirme yapıldığından, derslerini geçeceklerdir. Diğer bir deyimle, yüz üzerinden 20-30 puan alan bir öğrenci bir üst sınıfa geçebilecektir. Sonuçta KPSS gibi merkezi iş sınavlarında adaylar düşük puanlar alacak ve işe yerleşemeyecektir . Yeterli bilgi ve görgü ile donanımlı olarak yetiştirilmediği için de kendi işini kurma yoluna gitmeyecek ve KPSS’ ye girmeye devam edecektir. Böylece eğitim için yapılan harcamaların maliyeti yükselmiş, verimlilik düşmüş olacaktır. Bu sorunun çözümü, nitelikli eleman yetiştirmekle, diğer bir deyimle, Tam Öğrenme ölçütü olan % 70-75’in üzerinde istenen davranışları kazanan elemanlar yetiştirmekle, sağlanabilir. Bunun için eğitimcilerle, alan uzmanları ve bilgisayar programcılarının birlikte yapacakları çalışmalar, bu konuda bir yöntem olabilir. Çünkü böyle bir çalışmayı, ders öğretmeni/alan uzmanı olan bir kişi tek başına yapamaz. Klasik yöntemle, her dersten sonra sınav kâğıtlarını dağıtarak da yapamaz. Bunun için bilgisayar kullanılması gerekmektedir. Bu çalışmayı, alan uzmanları, bilgisayar ve eğitim programcıları ile bir araya gelerek yapabilir. Diğer bir deyimle böyle bir çalışma ancak, disiplinler arası bir çalışma ile gerçekleşebilir. Bu çalışmada, öneriye uygun olarak, alan uzmanı, eğitimciler ve bilgisayar programcıları tarafından hazırlanan bir ders planı örneği sunulmuştur. Ayrıca, ders planının sonuna “değerlendirme” sorularını eklenmiştir. Bilgisayar programcısı bu planı görsel hale getirerek, dersin bitiminde ünitenin değerlendirme sorularını sınav yapılacak bir şekilde düzenlemiş, öğrencilere kendi başlarına sınav yapabilir hale gelmişlerdir. Ders bittikten hemen sonra öğrenciler, bilgisayarla kendilerini sınav yapmış ve sonucu görmüşlerdir. Bu örnek çalışma, okulda uygulanmış ve % 82’lik bir başarı elde edilmiştir. Ders ADROID tabanlı tabletler ile mobil olarak da yapılabilmektedir. Bu ders planına göre öğretmen dersi sınıfta işlediği gibi, öğrenci de evinde dersi istediği kadar izleyebilir ve öğrenmeyi ne kadar gerçekleştirdiğini anlayabilmek için kendini sınav yapıp, sonuçları hemen görebilir. Eksik ve yanlışlarını düzeltmek için dersi tekrar izleyebilir. Böylece, her derste Tam Öğrenmeyi sağlayabilir. Ders planı Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümünde 40 öğrenciye uygulanmıştır. |
| Başlıklar |
Temel Bilimlerde Bilişim Üniversite Bilişim Sistemleri |
| Dosya |
|